Arabayla Yunanistan Turu !

Bu sefer bir değişiklik yapıyorum ve Arabayla Yunanistan'a gitmek isteyen herkes için tüm detaylarını paylaşıyorum. Hadi başlayalım.

Öncelikle TC vatandaşlarının Schengen Vizesine Sahip olmaları gerektiğini hatırlatarak başlamam gerekir. (Yeşil Pasaport sahipleri için gerekli değildir.) Aracı kullanan kişinin Uluslar arası geçerli bir ehliyete sahip olması şart (Beynelminel Ehliyet Belgesi) ! Bu belgeyi mevcut Ehliyetinizi Tuning Merkezine ibraz edip ilk sefer ve 1 yıl geçerli olacak şekilde 420 TL karşılığında alabilirsiniz. İpsala Sınır kapısında Tuning merkezinin bir şubesi mevcut. Ancak Yeni Ehliyet belgesini almışsanız bu işlemi yaptırmanıza gerek yok.

Aracın Avrupa birliğine giriş yapabilmesi için Yeşil kart denilen Uluslar arası Kaza sigortasına  ihtiyacınız var , neredeyse bir çok sigorta ofisinden bu işlemi yaptırabilirsiniz Fiyatı 260 TL civarında.Bununla birlikte aracın sahibinin sizinle birlikte seyahat etmesi gerekiyor. Eğer etmiyor ise Noterden alınmış bir vekaletname ile bu konuyu da çözebilirsiniz.

Özet olarak İhtiyaç duyulan belgeler ;

1- Vize süresi geçerli ve Uygun Schengen Vizesi (Tüm Yolcular İçin )

a-Husisi Pasaport için Schengen 
b-Yeşil Pasaport

2- Uluslar Arası geçerliliğe sahip bir Ehliyet 

a-Beynelminel Ehliyet 
b-TC Yeni Ehliyet Kartı

3- Araç için Yeşil kart

a- Uluslar arası sigorta belgesi

4- Araç size ait değil ise yada araç sahibi seyahat etmiyorsa ;

a- Noterden Vekalet belgesi



Sıra geldi Büyük Tura başlamaya daha önce neredeyse bütün yunan adalarına Feribot yada Tekne ile gitmiş biri olarak bu güzel ülkeyi bir de karadan Başkent'e uzanan bir rota ile keşfetmek istedim.

Not 1 : Aracınızın Dizel ayda benzinli ise birçok İstasyon otoyol kenarlarında mevcut ancak LPG tercih ediyorsanız daha az seçeneğiniz var ve genelde gaz istasyonları benzinliklerden ayrı olarak konumlandırılmış yani gazınızı çok sık alın yolda kalmayın !

Not 2:Kavala Sonrasında otoyol Üzerinde ücretlendirmeler başlıyor, özellikle Selanik -Atina arasıdna çok sayıda (30 - 40 Km ara ile ) gişe mevcut her birinde farklı ücretler ödüyorsunuz Tüm tur boyunca gidiş dönüş için Toplamda 72 € otoyol ücreti ödedik.

Rotamız - İPSALA - TASOS - KAVALA- SELANİK - LAMIA -VOLOS - ATİNA - SELANIK - İPSALA

Bütün belgelerimiz tamam ve İpsala sınır kapısından giriş yapıyoruz Türk sınırı ve Yunan sınırı arasında bir köprü ile iki güzel ülke bir birinden ayrılıyor. Hemen önümüzdeki şehirler çok uzun yıllar Osmanlı himayesinde olan ,Xanthi , Alexandrapoli ,Kavala ,Thessaloniki eski adlarıyla , İskeçe , Dedeağaç , Kavala ve Selanik. Buradan sonrasında daha Yunan bir hava seziyorsunuz zaten !




TASOS


Buradan hemen sonra bir otoyol sizi karşılıyor ve yaklaşık 150 Km sonra Keramoti'ye ulaşıyorsunuz.Buradan her yarım saatte bir Tasos adasına 2 farklı feribot şirketi sefer düzenliyor. Burada karşılaştığımız ilk ilginç durum araç boyuna göre fiyat politikası zaten sonrasında Yunanistanda neden bu kadar çok Smart olduğunu anlıyoruz 4M altı araçlar gidiş ücreti 8 € üzerindeki araçlar (bizim ki bu statüye giriyor :) ) 18€ tabi bu ücreti bir de dönüşte veriyorsunuz. Bunun dışında yolculuk yapanlardan da 4 € yolcu bedeli alınıyor.Çocuklar ücretsiz.




Yaklaşık 30 Dk.süren feribot yolculuğu sonrası tatilcilerin çok yoğun tercih etttiği Tasos'a ulaşıyoruz.Adanın etrafını tam tur döndük ve çok enterasan bir yerde Giola adında bir kayalık araziye indik burada kayalar ve rüzgarlarla oluşmuş Yunanlıların gözyaşı dediği özel bir havuz bulunuyor oldukça ilginç bir yer ve gidiş yolu çok bozuk çok zorlanmamıza rağmen değdi diye düşünüyorum ve ilginç bir şekilde kalabalık...




Zıpkınsız olmaz dedik ve her daim yanımda taşıdığım zıpkınımla derinlere ilerledim. Sonuç kotü ama benim beceriksizliğimden :) Yunan balıkları şanslı diyelim... Bu arada hayatımda gördüğüm en büyük Kefalleri burada gördün en az 3 KG kadar...


KAVALA


Akşam yemeği için Kavala'ya doğru tekrar yola çıktık. Feribot yolculuğu sonrasında 30 Km 'lik günün son araba yolcuğuna başladık.Kavalaya vardığımızda saat 22:00 civarıydı, ve sahiledeki bütün restorantlarda kahkaha ve konuşma sesleri tüm güzelliği ile karşılıyor bizi :) Hemen tesadüfen oturduğumuz ve bence bölgenin en uygun ve lezzetli yemeklerini sunan Nemesis 'te karnımızı doyuruyoruz.Deniz mahsülü canavarı olarak çılgınlar gibi yedim diyebilirim derken gelen tabaklar ve porsiyonları görünce bu lafın çok iddalı olduğunu anladım :)

Porsiyonlar 3-4 kişilik ve fiyatlar aşağıdaki gibi ;

Karides 7 €
Kalamar 5€
Salata 7€
Ouzo  5€ 20 Cl



Elbette Balıklar ve Diğer yiyeceklerde hemen hemen aynı fiyatlarda ve leziz...

Kavalada kalacağımız oteli Booking.com üzerinden aldık şehrin biraz dışında ve ortalama bir konfor ile geceledik fiyat 40 € .Sabah sahilde bir pastaneden aldığımız birbirinden güzel Poğaca ve Börekleri mideye indirip  yola çıkıyoruz gün içinde ulaşmak istediğimiz yer Selanik !Selanik Kavala arası yaklaşık 150 KM sürüyor. 


SELANİK


Musafa Kemal Atatürk'ün gençlik yıllarını geçirdiği ve Ailesi ile birlikte yaşadığı Atatürk Müzesi olarak faaliyet gösteren Müze Evi görmek için sabırsızlanıyoruz.İçeriye girerken kayıt yaptırıyorsunuz ve grup halinde bir rehber eşliğinde büyük bir heyecanla müzeye giriyoruz.


Yaklaşık 1 saat süren turda Atamızın eşyaları okul yıllarından kalan özel notları ve neredeyse gerçepe yakın balmumu heykellerini görmek hem hüzünlü hem de heyecan verici.Buradaki turumuzu da Atamızın mirasına olan hayranlığımızla tamamlıyoruz.



Selanik şehir turumuzu dönüşe saklıyoruz ve bir sonraki yol üstü durağımız olan Lamia Şehrine giriyoruz.Selanik Lamia Arası 300 Km


Lamia merkezi Deniz'e kıyısı olmayan bir şehir ve içeride çok da bir numara yok gibi yine dar sokakları ve güzel restoranları ile bizi kendisine çekiyor ve öğle yemeği için masaya oturuyoruz. Fiyatlar Selanik'ten biraz daha pahalı ama yine çok lezzetli ...Burada çok kalmıyoruz aslında ama anımızı  şuraya bırakalım...





Tekrar Yola çıkıyoruz Hedefimiz ATİNA... Burada 2 gün planladık ve öyle de yaptık. Gidiş istikametinde Olympos dağı etekleri haricinde neredeyse şehir merkezine kadar ortalama bir otoyoldan seyrimize devam ettik. Lamia -Atina arası yaklaşık 220 Km.


ATİNA


Atina Tarih , Sanat  , Felsefe , Ticaret , İmparatorluklar , İnsan , İnanç neredeyse herşey demek öyle bir şehir ki içinde yaşarken öğrenmeye kalksanız ömür yetmez. Çok modern caddeleri yok ama çok gerçek ve cıvıl cıvıl meydanları harika şehir parkları ve tabiki Acrapolis ve Parthenon var...



Bu bölümü Fotoraflar ile anlatmak gerekir diye düşünüyorum ama ufak tüyolar da vermeden olmaz .

Eğlenmek için ; Plaka ve Gazi Bölgesi ..
Şehir Gezisi için ; Hükümet Binasi , Olimpiyat Stadı  , Şehir Parkı ..
Tarih Gezisi için ; Acrapolis , Phanteon , Plaka ...
Alışveriş ; Monestraki Flea ,Ermou Caddesi

-Hükümet Binası -

Burada her saat başı Bir tören ile nöbetçi değişimi yapılıyor , çok ilgin bir görüntü izlemeye değer...






-Old Church -

Bizdeki eski cami olayı burada Eski kilise olarak ortaya çıkmış , içerisi çok küçük ama çok da güzel...İbadete açık...




-National Garden  -

Şehrin merkezinde bir hayvanat bahçesi de olan çok yeşil ve çok güzel bir park hükümet konağının çok yakınında...



-Olimpiyat Stadı-

İlk Olimpiyatların yapıldığı alan...




-The Art Gallery-

Cadde üzerinde harika bir sanat galerisi...










-Parthenon-

Partenon, Athena'nın tapınağıdır, MÖ 5. yüzyılda Atina Akropol'ünde inşa edilmiştir. Antik Yunan'dan günümüze kalan yapılar arasında en iyi bilinenidir ve Yunan mimarisinin en büyük eseri olarak kabul edilir.






 Atina'da da çok güzel bir günü bitirip Akşamına konaklayacağımız Pire limanı yakınındaki otelimize gidiyoruz. Yarın dönüş yolcuğumuz var ve tüm gün yürüdükten sonra artık dinlenmemiz gerekiyor.

Pire Limanı Tüm ege adalarına ve Yunan kıyılarına giden feribotların yanı sıra dünyanın bir çok ülkesine de Cruise gemileri ile hizmet veriyor, egenin en büyük yolcu terminali olan Pire limanı Yunan Toplumunun Denizciliğe ne kadar önem verdiğinin de bir göstergesi.

Sabah Pire limanına uyanıyoruz ve yine müthiş bir pastane ziyaretinden sonra dönüş yolu için Volos Şehrine doğru yola çıkıyoruz...



VOLOS


Volos Atina'nın kuzeyinde bir deniz kıyısında bir şehir , her deniz kıyısı yunan kasabasında olduğu gibi her yer tekne ve bu teknelerde seyehat eden insanlarla dolu..Tüm sahil boyunca restoranlar ve eğlence bizi bekliyor. Planımız gece burada kalıp bir sonraki gün denize girdikten sonra Selanik akşamına yolculuk yapmak.

Akşam yemeği için yine yunanlıların tercih ettiği güzel bir restoranda Ouzo eşliğinde leziz yemeklerimizi tadiyoruz. Zaten çok yorgun olduğumuzdan hemen bir kordon turu sonrası otele koşuyoruz. Mekan ile ilgili fiyatlar ve Yemeklere tam not veriyoruz.



Sabah oluyor ve kendimizi deniz kenarı otelimizden maviliklere atıyoruz, Tertemiz berrak bir su içimizi ısıtan bir sabah güneşi ve sakin bir plaj sabah 09:00 aylardan Eylül...









SELANİK


Selanik 'e doğru tekrar yola çıkıyoruz artık çok az zamanımız kaldı ve Selanik akşamını yaşamadan dönmek olmaz , sahile çok yakın bir taverna da hem yemek yiyoruz hem de ufak ufak müziğimizi dinliyoruz. Bu sokağın tümü hem restoran hemde tavernalar ile dolu...Kalabalık , samimi ve kaliteli bir akşam için çok doğru bir seçim yaptığımızı düşünüyoruz.





Ve sonunda tüm bu geziyi mükemmel anlar ve anılar toplayarak bitiriyoruz.Dönüş yolunda 300 Km bir otoyol sonunda gümrüklü alana ulaşıyoruz ve hatırı sayılır miktarda alkollü içecek ile geri dönüyoruz araçla girildiğinde arama olması çok düşük bir ihtimal olduğundan yasal sınırlarımızı biraz zorladık :) Sizede tavsiye ederim...

 Gezmek için en önemli şey karar vermek ve biz bu konuda her zaman çok bonkör olduk , eğer gidilecek yerleriniz varsa ertelemeyin ...

Herkese iyi gezmeler....

CAMP KAFASI İYİDİR...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İzmir'de Saklı Cennet :Karagöl